facebook instagram
Murat Arapoğlu // Kaptan
18 Temmuz 2018

Deniz aşığı bir adamla tanıştıralım sizi: Murat Arapoğlu. Dalış eğitmeni, kaptan, balıkçı, sörfçü… İstanbul Etiler’den Yalıkavak’a uzanan hikayesinde son bomba: Ribadventure Bodrum. 'Deniz üzerinde hız' deneyimine yeni bir soluk!
Bir kere muazzam bir özgürlük hissi veriyor. Gaza bastıkça hızlanıyor, artık daha hızlanmaz dediğiniz an bir bakıyorsunuz daha da hızlanıyor! Rüzgarı hissetmek çok güzel.

Bu bir denizcinin röportajı ama denizle tanışmadan önceki Murat’ı tanıyalım mı evvela? Bize sıkıcı olmayan bir CV verir misin?

Hızlı hızlı geçeyim o zaman: Kıbrıs'ta okudum; Doğu Akdeniz Üniversitesi'nde mimarlık fakültesini bitirdim. Sonra İstanbul'a dönüp biraz ofis işi yaptım. Ardından 8-9 sene kadar şanstiyede çalıştım. Fakat bir noktada ayaklarım geri geri gitmeye başladı, aşırı yoğunluktan. Öyle olunca kendi işimi kurdum.

Ne üzerine? 

Çikolata fondü! Yaklaşık 5 yıl kadar catering işi yaptım. Çikolata fondü makinesi getirip, AVM’lerdeki çikolata şelaleleri var ya; onları işlettim. Bu süreçte hep İstanbul’daydım fakat çok eski zamanlardan beri Yalıkavak’a gidip geliyorduk.

Yaz tatilleri için mi?

Evet, bir çocukluk arkadaşımın Yalıkavak’ta evi vardı. Her yaz oraya gelip en az 2 ay kalırdık. 30 sene böyle geçti. Bir gün yine yemekte hep beraber konuşurken başka bir arkadaşım dedi ki “bizim burada boş bir evimiz var, isterseniz geçin oturun”. Artık evlenmiştim tabii… Lafta kaldı. Neyse, birkaç gün sonra balığa çıktım, çok güzel mercan ve kalamar tuttum. Onları derin dondurucuya koyduk ve birkaç gün sonra İstanbul’a döndük balıklarla. O akşam İstanbul’da balıkları pişirip masaya oturduğumuzda eşimle göz göze geldik. “Bodrum'u çok seviyoruz, orada tanıdıklarımız var, hatta ev var, o zaman biz bu balıkları neden dondurup yiyoruz?” dedik ve birkaç gün içinde taşındık!

Sizin aydınlanmanız da balıklar sayesinde olmuş… 

Aynen öyle. İlk etapta İstanbul'daki çikolata işini Bodrum'a gidip gelerek yürütebileceğini düşündüm. Ama sonra zamanla o işi bitirdim ve tamamen Bodrumlu olduk. 6 yıldır yaz&kış Yalıkavak’ta yaşıyoruz. Balığı da denizden çıktığı gibi pişirip yiyoruz.

Ne iş yapıyorsun? Ya da ne işler yaptın diye sormak daha doğru… 

Hep denizle ilgili işler yaptım. Dalış eğitmeniyim. İlk geldiğim zamanlarda balık tuttuğum yerin yanında bir tane otel vardı. Baktım iskelesinde de su sporları yapılıyor. O zamanlar pek anladığım bir şey değildi. Fakat iyi yapabileceğimi düşündüğüm bir şeydi. Neticede uzun uğraşlar sonunda otelin içinde kendime küçük bir kulübe yaptım ve dalış okulunu açtım. Ardından da otelin su sporlarını devraldım. Bu arada kaptanlık yaptım. Otel sahiplerinin teknelerini kullandım.

Denizde yapmadığın iş kalmamış. 

Evet. Denizin üstünde olmaktan çok keyif alıyorum. Yüzmeyi sevmem ama!

Şimdi bu sezon Bodrum’a yepyeni bir hız teknesi geliyor! Adı Ribadventure Bodrum. Biraz tanıtır mısın bize?

Rib yani Rigid-inflatable Boat diye geçiyor yurtdışında adı bu teknelerin.

Sert tabanlı şişme bot gibi çevrilebilir. Bizde aslında zodyak deniyor bu tip teknelere ama daha doğrusunu söylemek gerekirse kompozit malzemeli sert tabanlı şişme bot. 600 beygir motoru var, 9,5 metre büyüklüğünde ve 16 kişilik.

Peki, Rib sadece eğlence için midir? 

Çok kısa sürede her yere ulaşabiliyoruz. Bir yerden bir yere daha çabuk gidebilirler misafirler. Hızdan dolayı eğlenceli de bir seyahat oluyor aynı zamanda. Bir taraftan da güvenli tabii ki. İsterlerse tekneyi özel olarak tutabilirler. Onları istedikleri yere götürebiliriz, istedikleri yerde durabiliriz, deniz molası verebiliriz.

Peki kaç yaş üstü binebiliyor? 

Joker koltuklarımız var, fotoğrafta görüyordur okuyucular. Ata biner gibi oturuyorsunuz. Oturduğumuz zaman motosiklet gibi ayağınızın ucunun yere değmesi lazım. Yüksekliği 52 santim. Yani aslında yaş sınırımız yok ama boy tahdidimiz oluyor.

Nasıl bir his veriyor bu deneyim?

Sert tabanlı şişme botlar bana çocukluğumdan beri çok cazip gelmiştir. Güvenlidir, batmaz. Bu tekne de aslında benim çocukluğumda ve gençliğimde kullandığım botların büyüğü. Bir kere muazzam bir özgürlük hissi veriyor. Gaza bastıkça hızlanıyor, artık daha hızlanmaz dediğiniz an bir bakıyorsunuz daha da hızlanıyor! Rüzgarı hissetmek çok güzel. Denizin üstünde kayıp gitme hissi veriyor. Her yer sizin, kocaman Ege denizi elinin altında gibi düşün. E tabii, hızdan dolayı eğleniyoruz da. İstersek dalgaların üzerinde zıplıyoruz, istersek yalpa yapıyoruz..

Güvenliği nasıl sağlıyorsunuz?

Can yeleği mecbur. Bunlar özel yelekler, içinde karbondiyoksit tüpleri var, herhangi bir suya düşme anında otomatik olarak şişiyor.

“Hyper” ile eğlenceli bir deneyim yaşamak isteyenler sana nasıl ulaşabilir? 

Web sitemiz ve sosyal medya hesaplarımız üzerinden ulaşabilirler. Ayrıca telefon numaramı da vereyim: 0541 5482255. Herkesi bekliyoruz!


Diğer Röportajlar..
59


Yukarı Çık