facebook instagram
Deniz Ermiş Meriç // Yayımcı
13 Ağustos 2016

Çok okuyan ebeveynlerin kütüphanesinde en az bir tane Gün Yayıncılık’tan çıkma kitap vardır. Yayınevi sahibesi Deniz Ermiş Meriç’le buluştuk; bize İstanbul’u hayatından tam olarak çıkartmandan nasıl Bodrumlu olduğunu anlattı.
Geldiği yeri buraya taşımaya çalışanlar, bence gelmesin. Daha doğal, daha sade yaşamak istiyor ve bunu başarabileceğine inanıyorlarsa gelsinler.

Sizin Bodrum hikayeniz ne zaman başlıyor? 

1 sene olmak üzere.

Nasıl ve nereden geldiniz peki?

Caddeliyiz biz. (Bağdat Caddesi, İstanbul) Evi kentsel dönümüşe kurban edeceğimizi anlayınca kaçma fikri ortaya çıktı. Ev yapılana kadar nereye gidebiliriz diye düşünmeye başladık.  Önce Foça’yı düşündük ama havaalanına ulaşım bakımından biraz zor o bölge. Benim anne tarafım zaten Bodrum’da yaşıyor, Turgutreis’te. Öyle olunca Bodrum’a taşınmak mantıklı geldi. Çocukluğumun da geçtiği yer…

Semt ya da apartman değiştirmek yerine şehri terketmek neden?

Sultanahmet’te çalışıp Caddebostan’da yaşıyorduk ve bizim günde yaklaşık 2 saatimiz hiç trafiğe girmememize rağmen yollarda geçiyordu. Vapur, Marmaray vs… Bu boşa geçen 2 saati hayatımızdan çıkartmak istedik aslında. Madem taşınacağız, buna değsin dedik. Biraz daha temiz bir yere gitme fikri de cazip geldi.

İyi bilinen, eski ve İstanbul’la özdeşleşmiş bir yayınevi olan Gün Yayıncılık’ın sahibisiniz. İstanbul’u bırakmak zor olmadı mı? 

Tamamiyle bıraktık diyemem. Eşimle dönüşümlü olarak iki haftada bir gidiyoruz. Ayda 1 kere 9,5 yaşındaki kızımız da bizimle birlikte geliyor. İş nedeniyle mecburen bağlıyız çünkü matbaalar orada. Birkaç sebepten dolayı bir yayınevini başka şehre taşımak çok doğru değil. Yönetim kolay. İnternetle her yere bağlıyız. Ama baskı ve baskıdan sonraki aşamada İstanbul halen avantajlı. 

En azından hayaliniz o yönde mi? Taşıyalım her şeyi buraya, bitsin bu geliş gidişler gibi? 

Aslında yayıncılık nereye gidecek onu görmek lazım. Bundan 10 sene sonra sadece e-kitap kullanıyor olursak o zaman zaten işler bizim için de kolaylaşır. Ama gidişat yavaş. Bizim insanımız hala kitabı elinde tutmak, sayfalarını çevirmek istiyor. Bir de bizim kitaplarımız daha ziyade anne-bebek üzerine olduğu için; kucakta çocuk uyurken dijital bir kitabı okumak gerçekten kolay olmayabilir!

Gün Yayıncılık’tan ne tür kitaplar çıkıyor?

İki kişilik aileden üç kişilik aileye geçmek isteyen, geçen veya geçmek üzere olan herkes kendine uygun bir kitap bulabilir. Hamilelik, doğum, bebek bakım sorunları, çocuk kitapları… Hepsi de başucu kitabı olabilecek zenginlikte. Ayrıca okul öncesine yönelik eşleştirme kartları ve dikkat geliştirme setlerimiz de var.

Anne babalar için çok önemli karar: Hangi kitabı alsam? Çünkü seçenek çok. Neye bakıp doğru karar verilir? Yazara mı? 

Bence hiç bir kitap %100 kusursuz değildir ya da şöyle söyleyeyim hiçbiri tamamen sizin ailenizi yansıtamaz. Ben birkaç farklı kitabı alıp, okuyup kendime uyanı uygulamayı seviyorum. Bir kitaptan 2 cümle bile hayatınızı kolaylaştırsa inanın yeterli oluyor. Tavsiyeler çok oluyor evet ama o tavsiyeyi kimin verdiğine bakmak lazım. Gerçekten güvendiğiniz biri mi? Aynı kafada mısınız?

Size çok soru geliyordur! Bütün kitapları okumuş ve süzgeçten geçirmiş olmanız müthiş değerli tabii. 

Evet evet, çok soru geliyor!

Mesela ne soruyorlar?

Mesela… “Oğlum 10 aylık, 10 aydır ayağımda sallayarak uyutuyorum. Sizin falanca kitabınızı aldım. Yatağına koydum, çocuğum ağlamaya başladı, susturamıyorum.” Şimdi sizin 10 aydır oturttuğunuz düzeni hiç kimse ya da hiç bir kitap 5 dakikada değiştiremez. 

Nerelerde bulabiliriz Gün Yayıncılık’tan çıkan kitapları? 

Tüm Remzi Kitapevi ve D&R’larda varız. Kitapkurdu ve D&R’ın online satışlarından da alabilirler.

Buralarda yaşadığınız en güzel deneyim neydi? 

Yakın zamanda kütüphaneye gittim. Orası ile ilgili hep olumsuz şeyler duyuyordum, nedense. Merak ettim, gittim. Sadece T.C kimlik numaranız ile girip kitap ödünç alabiliyorsunuz. Söylenenlerin aksine çok yardımcılar.  Zaten kütüphane harika bir yerde! Herkese Bodrum İlçe Halk Kütüphanesi’ne gitmelerini öneririm.

Başka nereleri seviyorsunuz Bodrum’da? 

Çarşamba günleri tohum pazarına gidiyorum. Orada sohbet etmeyi seviyorum pazarcılarla. Şu an röportajı yaptığımız yeri; Gravilya’yı seviyorum. Bazen burada  çalışıyoruz. Bir de bizimkiler baba-kız Yalıçiftlik’te dalmayı seviyor.

Gezen bir ailesiniz, değil mi? 

Evet ve çok erkenden planlarız gezilerimizi. Mesela 1 sene sonra Portekiz’e gideceğimizi biliyoruz. Gittiğimiz yerlerde genellikle ev kiralarız. Etrafımızdakilerle bol bol konuşarak, lokal şeyler yapmayı severiz. Burada da aslında benzer alışkanlıklarımızı devam ettiriyoruz.

Bodrum çok göç alıyor. Kimler mutlu olabilir sizce burada? 

İnsan, kafasında problemlerini taşır. O şekilde gelenler mutsuz olurlar, bir şey değişmiyor çünkü! Geldiği yeri buraya taşımaya çalışanlar, bence gelmesin. Daha doğal, daha sade yaşamak istiyor ve bunu başarabileceğine inanıyorlarsa gelsinler. Ticari anlamda da 2 sene için en kötü senaryoyu yazıp, bununla yüzleşmeye hazırlıklı olarak gelinirse mutsuz olunmaz.  

Sevgili Bodrum’un en sevdiğiniz, en ilham verici hikayesi kime ait? 

Keçi çiftliği hikayesini çok sevdim. Keçilerin çoğalıp sonradan çiftliğe dönüşmesi inanılmaz!

Peki, çok teşekkür ederiz. Size ulaşmak, iletişim kurmak isteyenleri nereye yönlendirelim?

Web sitemize göz atabilirler. Telefon numaralarımız da mail adreslerimiz de var. Yeni çıkacak kitaplarımızı da oradan takip edebilirler.

Diğer Röportajlar..
33

Konuk Yazarlar
Çini Mürekkebi // Pelin Çini
Yukarı Çık