facebook instagram

Ayhan Aksu // Terzi
06 Eylül 2016

İyi bir terzi, titiz bir çalışan, disiplinli bir patron, aşırı samimi, hoş sohbet, çok tatlı bir kadın Ayhan Aksu. Son zamanlarda diktiği gelinlikle medyada boy boy fotoğrafları çıktı ama pek de utangaç. Onunla tanışmalısınız!
Arada bir İzmir’e gidiyorum kumaş almak için, koşarak dönüyorum. Burada başka türlü bir güç var, isimsiz. Beni çok mutlu ediyor.

Ne zamandır Bodrum’dasınız?

4 yıl oldu.

Neydi size bu kararı verdiren? 

Ben doktor tavsiyesiyle geldim buraya. İstanbul’da yaşıyordum önceden. Tiroit hastasıydım. Yer değişikliği iyi gelir dediler. Bodrum’dan başka da pek bir yer bilmezdim. Yazları gelir Turgutreis’te kalırdım. Neyse, kalktım geldim. Zamanla ilaçları bıraktım. Sağlığım yerine geldi. Dönmedim tabii.

Emekli olmayı mı düşünüyordunuz?

Tabii, hiç öyle aklımda terziliğe devam etmek falan yok. Ama sağlığım yerine gelince tekrar çalışmak istedim. Çok seviyorum çünkü ben dikişi. Bir butik sahibiyle tanıştım. Bana iş teklif etti. Başladım dikmeye. Zaman içinde güzel bir çevre oluştu. İnsanlar beni tanımaya başladı. Bir süre de evde diktim. Sonra da zaten oğlumun desteğiyle burayı açtık.

Tamam, durun çok hızlı gitmeyin. İstanbul’dayken ne iş yapardınız? 

Aynı işi. Terziydim. Son 10 senedir ev atölyem vardı. Hep büyük modacılarla çalıştım.

Kimler mesela? 

Cemil İpekçi, Derviş Bağzıbağlı, Dilek Hanif gibi…

Ooo ağır isimler. Peki, bunca sene, neredeyse 40 yıl; hiç kendi markanızı yaratmayı hayal etmediniz mi?

İstanbul’da böyle bir işe girmek öyle zor ki. Hem çok büyük paralar lazım hem de cesaret ve sabır. Aslına bakarsan ben Bodrum’da da yapmayı düşünmemiştim ama oğlum çok ısrar etti. Beni yüreklendirdi. Neticede ben tasarımcı değilim, terziyim. Kumaşı alırım, keserim, biçerim, kalıplarımı kendim hazırlarım ama modacı değilim. Aklıma bile gelmemişti Ayhan Aksu Moda Evi’ni açmak!

Bodrum’da tek misiniz şu an?

Tekim. Benim gibi diken yok. Birkaç butik var ama ya başkasına diktiriyorlar ya da hazır alıyorlar.

Ne hedefliyorsunuz Ayhan Hanım? Çok para kazanmak olmadığı belli…

Bodrumlu kadınlar giyimine çok düşkün ve zevkliler aslında. Benim amacım biraz daha kendilerine yakışan şeyler giymelerini sağlamak. Hazır aldığınız zaman o kıyafetin üzerinize tam oturması bir şans. Oysa vücudunuza göre dikildiğinde kendinizi çok daha rahat ve güzel hissedersiniz. Bunu yaparken de çok büyük paralar ödemeniz gerekmez. Bu bilinci yaymak amacındayım.

Neler bulabiliriz moda evinizde?

Her model abiye, kına kıyafetleri, gelinlikler… Hayalinizde ne varsa dikebiliriz. Kişiye özel kalıp çıkartıyoruz. İç çamaşırı bile dikebiliriz!

Hayatta dikmem dediğiniz bir model var mı?

Vücuduna yakışmayan modeli dikmem. Dediğim gibi ben tasarımcı değilim dolayısıyla tek bir yolda gitmem. Her modeli dikebilirim ama vücuduna yakışmıyorsa yapamam. Renk ve model oturmuyorsa milyonlar verse olmaz o iş. Çünkü buradan mutlu gitmesi imkansız. O da beni üzer.

Yazı atlattık. Düğünler, davetler bitmek üzere. Kışın nasıl gidecek sizce burası?

Burası tabii İstanbul gibi değil. Bir kere kalın giyim yok. Manto, palto giymiyor kimse. Ama mesela ceket giyilebilir. Şahane ceketler, etekler, pantolonlar dikip koyacağım vitrine. Heves edecek herkes!

Bodrum’da neler yaparsınız?

Valla şöyle bir Gümbet sahilde yürür gelirim, başka da hiçbir şey yapamam. Yapsam işlerim yarım kalır. Evimin balkonundan denizi görüyorum ya o bana yetiyor. Arada bir İzmir’e gidiyorum kumaş almak için, koşarak dönüyorum.

Burada başka türlü bir güç var, isimsiz. Beni çok mutlu ediyor.

Hadi son olarak bize Ayşe Arman’ın gelinliğini anlatın. Sosyal medyaya bakılırsa millet pek beğenmiş. Ellerinize sağlık. 

Teşekkür ederim! O modeli Ayşe hanımın vücudu çok güzel taşıdı. Aslında ilk başta biraz güvensiz geldi. İstanbul’da bir sürü yere gitmiş, Bodrum’da bu işi halledebileceğini düşünmüyordu. O konuşurken ben mulaj ölçüsünü aldım, haberi bile yok! Neyse gittiler. Provaya geldiler birkaç gün sonra. Ben pat diye koca gelinliği giydirdim. Bayıldı!

Kaç günde diktiniz?

3 günde. Çok da ince bir çalışmaydı. Altında ten rengi astar ve ten rengi tül var. Üstü sırf dantel. Ama ben yorulmam. Tam tersi ben dikiş dikerken dinleniyorum.

Siz gerçek mesleğini bulan şanslılardansınız!

Evet. 11 yaşındaydım ilk dikiş diktiğimde. İlkokulda bir kloş etek kesin dediler. Herkes masaya koyup kalıp çıkartıyordu, ben yapamıyordum. Annem bir kere gösterdi, sonrası geldi! Hiç mezura görmeden ellerimle ölçerek anneme döpiyes dikmiştim. Sanki beynime önceden yüklenmiş gibi. Devamlı model çıkarıyordum.

Harikasınız. Son söz sizde, buyrun.  

Çok konuştum değil mi? Güzel giyinmek isteyen hanımları bekliyorum. Kiloluyum diye dert etmesinler ben onları zayıf gösteririm! Konacık’tayız. Gelmeden önce ararsanız şahane olur. Web sitemizde bilgilerimiz var.  

 

Diğer Röportajlar..
35

Konuk Yazarlar
Çini Mürekkebi // Pelin Çini
Yukarı Çık